Çağımızın Uslu Ebeveynleri: Çocuğunuza Gerçekten İyilik mi Ediyorsunuz?
Geçmişin yaramaz çocukları şimdinin uslu ebeveynleri haline mi geldi? Anne baba otoritesi altında ezildiğini, çocukluğunu yaşayamadığını düşünen yetişkinler, günümüzde çocuk sahibi olduklarında nasıl davranacaklarını bilemediler sanki.

Bilgiye kolay ulaşılması paradoksal bir durum yarattı. Çocuk psikolojisi araştırmaları artarken, bu bilgilerin pratikte uygulanması zorlaştı. Sonuçta pek çok ebeveyn, okuduğu bilgileri yanlış yorumladı.
Rollerin Tersine Dönmesi
Biz durumu çok yanlış anladık. “Ben yapamadım çocuğum yapsın”, “Benim içimde kalanlar çocuğumun içinde kalmasın”, “Aman çocuğumun psikolojisi bozulmasın” mantığıyla büyütülen çocuklar bütün ipleri ellerine aldı.
Ayrıca günümüz yoğun temposunda çalışmak zorunda kalan ebeveynler, çocuklarına yeterince zaman ayıramamanın verdiği suçluluk duygusuyla tüm zaaflarını çocuklarına belli ettiler.
Sonuç? Emir veren çocuklar ve onların isteklerini yerine getiren ebeveynler…
Sınırsız Özgürlüğün Bedeli
Peki, bu durumun ne gibi sakıncaları olabilir?
Çocuklarımız yaşam dediğimiz uzun yolda nasıl yürümeleri gerektiğini ebeveynlerinden öğrenirler. Deneme yanılmalarla kendince doğru davranışı bulmaya çalışırlar. Ancak etrafında keşfedecek çok şey olduğunun farkında olan çocuk, çoğu zaman kısıtlanmaktan hoşlanmaz. İstediğini elde edebilmek için her yolu dener.

Denediği yollarda da hemen başarıyı yakalar. Çünkü anne ve babasının kendisine karşı koyamayacağının farkındadır. Zaten ebeveyn de karşı koymaz.
Sınır Konulmayan Çocuklarda Görülen Sorunlar
Bu durum şu sonuçlara yol açar:
Doyumsuzluk ve bencillik: Çocuk sürekli daha fazlasını ister, başkalarının ihtiyaçlarını görmekte zorlanır.
Yeteneklerin körelmesi: Her şey hazır sunulunca çocuk, doğasındaki pek çok yeteneği keşfedemez ve geliştiremez.
Kronik mutsuzluk: Paradoks olarak, her istediği yapılan çocuk mutsuzlaşır.
Kaygı ve güvensizlik: Hiç sınır koyulmamış çocuklar, zaman içinde nerede nasıl davranacaklarını öngöremedikleri için kaygı geliştirirler. Kaygılı çocuk kararsız, endişeli ve güvensiz hisseder.
Emeksiz Kazanç İllüzyonu
Emek vererek bir şeyi elde etmenin güzelliğini tadamayan çocuk, hayatta her şeyi kendi belirlediği kurallar çerçevesinde hemen elde etmeyi öğrenir. Şartlar ne olursa olsun, istediği hemen olmalıdır.
Böyle bir çocuğun yetişkin hali genelde şöyle olur: Kaybetmeye tahammülü olmayan, isteklerini yaşamdaki tüm değerlerin önünde tutan, çoğu zaman çevresine zarar vererek istediğini elde etmeye çalışan, iç dünyasında mutsuz kişilikler.
Her Çocuk Bir Emektir
Çocuklarımızın hep çocuk kalmayacağını unutmamalıyız. Günün birinde yetişkin olup, emeksiz ekmek elde edilemeyen hayat şartlarında yaşamak zorunda kalacaklar.
Bu gerçeği düşünürsek, çocuklarımıza iyilik mi yoksa kötülük mü yaptığımızı bir kez daha değerlendirmemiz gerekiyor.
Doğanın Kanunu
Her canlı yavrusunu kendi yaşam şartlarına uygun yetiştirir. Sadece insanlar bunu başaramaz gibi görünüyor.
Oysa ebeveyn olarak sorumluluklarınızın en başında, çocuklarınızı yaşamak zorunda oldukları hayata hazırlamak gelir. Bu da ancak şu niteliklerle geçen bir çocuklukla mümkündür:
- Sorumluluk sahibi olmak
- Tercihlerinin sonucunu kabullenmesini bilmek
- Her istediğinin her an olmayacağının farkında olmak
Sonuç: Denge Kurmak
Çocuklarınıza sınır koymak onları sevmediğiniz anlamına gelmez. Tam tersine, onları gerçek yaşama en iyi şekilde hazırlamanın yoludur. Sevgi ile disiplin, özgürlük ile sorumluluk arasında denge kurmak, sağlıklı bir ebeveynlik için şarttır.

Gunumüz çocuk ve ebeveyn ikiskisini anlatan güzel bir yazı kaleme almışsınız Duygu Hanım. Kaleminize sağlık..
Günümüz çocuk ve ebeveyn ilişkisini anlatan güzel ve başarılı bir yazı kaleme almışsınız Duygu Hanım. Kaleminize ve düşüncelerinize sağlık..
Gerçekten denge çok önemli ellerinize sağlık hocam 💕
Gerçekten günümüz ebeveynlerinin farkedilmeyen problemi.
Umarım böyle fark oluşturan yazılar ile farkındalık sağlanır.
Kaleminize sağlık.